ŞEKER HASTALIĞI, DİYABET, GİZLİ ŞEKER, DİABET, ENDOKRİN UZMANI
PROF. DR. METİN ÖZATA - ŞEKER HASTALIĞI DİYABET GİZLİ ŞEKER DİABET ENDOKRİN UZMANI Şeker Hastalığı Diyabet Diabet Gizli Şeker  Diyet Zayıflama Hipoglisemi Düşük Şeker Endokrin Metabolizma Guatr  Tiroid  Şeker Düşüklüğü Obezite Endokrinoloji
 
 
ENDOKRIN
GUATR
DIYET
DIABET
Prof. Dr. Metin ÖZATA
Yayımlanmış Kitaplar
Diyabet
Şeker Hastalığı
Diyabet Tipleri
Şeker Hastalığı Belirtileri
Diyabet Teşhisi ve Testler
Gizli Şeker
Diyabet Komplikasyonları
Tedavi - Diyet - Beslenme
Zayıflama
Makale Özetleri - Yenilikler
Site Haritası - Site Map
İletişim - Ulaşım
Videolar
Anasayfa

Kişiye Özel Kalıcı Zayıflama Rehberi - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ... Vitamin Miineral ve Bitkisel Ürün Rehberi - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ...
Gİ Diyeti - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ... 99 Sayfada Kilo Yönetimi - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ...
ENDOKRİNOLOJİ - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ... Diyabetle Kaliteli Yaşam Rehberi - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ...
Doğru Beslen - Formda Kal - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ... 99 Sayfada Sağlıklı ve Dengeli Beslenme - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ...
Guatr ve Tiroid Rehberi - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ... Tiroid Hakkında Bilmeniz Gereken Herşey - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ...
Hayat Kurtaran Vitamin ve Mineraller - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ...  

İNSÜLİN TEDAVİSİ

Pankreas bezinden iki türlü insülin salgısı olur: Birinci salgılanma şekli gün boyu az miktarda olan bir salgılanmadır. Buna bazal insülin denir.  Buna ilave olarak her yemekten sonra artan kan şekerini düşürmek için ilave bir insülin salgısı daha olur.  İşte insülin tedavisiyle şeker hastasına bu salgılanışa benzer  şekilde insülin verilmeye çalışılır.

İnsülin  hormonu ilaç olarak sıvı halde bulunur ve  bir enjektörle veya insülin kalemiyle cilt altına enjekte edilir. Hap  veya tablet şekli yoktur.  Ağızdan  sprey şeklinde verilmesi için bilimsel çalışmalar yapılmaktadır ve yakında piyasaya çıkacaktır.

Kan şekeri çok oynak olan bazı tip 1 diyabetli hastalarda insülin pompası kullanılabilir.

Tip 2 diabeti olan hastalarda diyet, egzersiz ve ilaç (hap) kullanmalarına  rağmen kan şekerinde ayarlanma olmuyorsa yani hala şekeriniz yüksek seyrediyorsa o zaman doktorunuz insülin tedavisine geçebilir.

İnsülin tedavisiyle ilgili yanlış anlaşılmalar :

1. İnsülin alışkanlık yapar diye halk arasında yanlış bir inanış vardır. İnsülin alışkanlık yapmaz. Kullandığınız diğer haplar gibi bir ilaçtır ve sağlığınız için gerekli olduğundan başlanılmıştır. Aslında insülin kullanmak  haplardan daha sağlıklıdır.
2. Şeker hastalığı ilerleyici bir hastalıktır. Zamanla kullandığınız haplar artık yeterli gelemez. Bunda sizin bir hatanız yoktur. Hastalığınızın ilerlemesi sebebiyle artık haplar yeterince etki edemez. Bu beklenilen bir durumdur.
3. İnsülin tedavisinden çoğu hasta yaşamının etkileneceğinden korkar. Aslında insülin tedavisi yaşamınızda değişiklik yapmaz. İğne yapmak önceleri kişileri ürkütür ve sonra alışırlar. Çok az kişide insülin tedavisi geçici süre kullanılıp sonra tekrar hap şeklindeki ilaçlara dönülürse de çoğu kişide insülin tedavisine devam edilir.
4. Enjeksiyon korkusu yani iğne yapmak korkusu da önemli bir korkudur. Zamanımızda çok ince uçlu insülin iğneleri ve insülin kalemleri vardır. İnsülini kalemle yapmak daha rahat ve kolaydır.
5. Kan şekerinizi daha sık ölçmek gerekir endişesi. Evet, İnsülin kullanınca daha sık kan şekerini ölçmek gerekir. Ancak bu şekilde kan şekeri ayarının daha iyi olacağını ve daha sağlıklı olacağınızı unutmayınız.

Hangi Hastalar İnsülin Kullanmalıdır?

Tip 1 diyabeti olanlar
İlaçlara rağmen kan şekeri düşmeyen tip 2 diyabetikler
Retinopati (göz hasarı), nöropati (sinir hasarı), diyabetik ayak (ayaklarda yara) gibi komplikasyonlar varsa
Karaciğer, böbrek hastalığı  veya yetmezliği varsa
Enfeksiyon varsa
Ameliyat olunacaksa
Gebelik sırasında
Kortizon ilacı kullanımı sırasında
Kilo kaybı olan şeker hastalarında
İdrarda keton çıkan hastalarda
Pankreas bezi ameliyatla çıkarılanlarda

Yukarıda açıklandığı üzere insülin tip 1 diyabetlilerde mutlaka kullanılması gerekir. Tip 2 diyabetlilerde ise Hap şeklindeki ilaçlara cevap alınamadığı durumda  yani şeker haplarını maksimum dozda kullanıldığınız halde şekeriniz düşmüyorsa insüline geçmek gerekir.

İlaçlar Yetersiz Olunca İnsüline Nasıl Başlanır?

Burada iki metot uygulanır:

1. İlaçları kesmeden ilave insülin yapmak.: Kullandığınız hap şeklindeki  ilaçlara  ilaveten gece NPH insülin veya  uzun etkili  bir insülin (glargin, levemir gibi) insülin yapılır.
2-İlaçları tamamen kesip insüline geçmek: İlaçlar tamamen  kesilip sadece insülin yapılır. Ancak şişman hastalarda insülin direnci yüksek olduğundan insülinle beraber metformin veya roziglitazon vermek daha iyi kontrol sağlar. Bu durumda insülin dozunda azaltma yapmak gerekebilir.

İnisülin İlacının Tipleri:

Eskiden tedavide kullanılan domuz veya sığır insülinleri artık kullanılmamaktadır. Halen kullanılan insülinler genetik olarak elde edilen insan insülinleridir. İnsan insülinleri laboratuar ortamında  moleküler genetik metotlarla elde edilir ve insan insülinin kimyasal yapısının aynısıdır.  İnsülin anologları ise insan insülini yapısındaki insülinin  yapısındaki bazı aminoasitlerin değiştirilmesi ile oluşturulur ve daha çabuk emilir ve etki eder.   Tip 2 diyabette  insülin direnci olduğundan bazen yüksek dozlar kullanmak gerekebilir. 

Şişe üzerinde R harfi varsa bu regüler insülin yani kısa etkili insülin demektir ve  sıvı berraktır. Şişe üzerinde N harfi varsa bu insülin NPH insülindir yani orta etkili insülindir ve sıvı  bulanıktır.

a) Kısa Etkili İnsülinler:

Molekül yapısı genetik olarak değiştirilmiş ve bu nedenle insülin anologu denen yeni tip insülinler  lispro ve  aspart  insülindir.   Bunlar enjekte edildikten sonra  5-15 dakikada etki eder ve 30-60 dakika içinde maksimum noktaya ulaşırlar. Bu nedenle  yemek öncesi değil  yemeğe başlarken yapılır.

Diğer kısa etkili regüler insülinlerde ise  etki 30 dakikada başlar 5-8 saat etki eder. Bunlar  yemekten 30 dakika önce yapılır.

b) Orta Etkililer:

NPH insülinin etkisi  1-2 saatte  başlar  ve 12-16 saat etkili olur

c) Uzun etkili insülinler:

Glargin insülin:  24 saat süreyle etkili bir insülindir. İlaçlarla birlikte kullanılabilir. Gece uygulaması ile daha iyi sonuç alınabilir. Diğer insülinlerle karıştırılamaz.

İnsülin Detemir: Daha hızlı emilir. Hızlı etkili insülinlerle karıştırılabilir.

d) Karışım İnsülinler:

İnsülinler %70 NPH, %20 kristalize halinde karıştırılıp kullanılabilir. 70/30, 80/20, 75/25 şeklinde karışım insülinler de vardır.

80/20=  %80 oranında orta etkili insülin %20 oranında kısa etkili insülinin önceden karıştırılmış şeklidir. Bulanık görünümlüdür

70/30= %70 oranında orta etkili insülin, %30 oranında kısa etkili insülinin karışımıdır, bulanık görünümlüdür

75/25= %75 oranında orta etkili insülin, %25 oranında kısa etkili insülinin karışımından oluşur, bulanık görünümlüdür

İnsülinin Etki Göstermesini Değiştirebilen  Faktörler:

İnsülinin etkisinin başlaması,  maksimum etkinliği  ve etkisinin kaybolma süresi kişiden kişiye değişiklikler gösterir ve bu durum  yapılan   doz,  insülinin türü ve  enjeksiyon yeri gibi birçok faktörden etkilenir.

İnsülin Dozu Nasıl Ayarlanır?

Her  şeker hastasının  insülin ihtiyacı farklıdır.  Dozu kendiniz değil, doktorunuz ayarlayacaktır. 

İnsülin Piyasada Hangi  Şekillerde  Satılır?

Eczanelerde insülin ya flokan halinde (enjektörle yapmak için) ya da insülin kaleminde kullanmak için  kartuş halinde bulunur.  Her ikisinin    1ml’sinde  100 ünite insülin  vardır.  Kısa etkili insülinler çabuk bozulduğundan buzdolabında saklanmalıdır. Çok sıcak olmayan havalarda insülini yanınızda taşıyabilirsiniz, ancak akşam eve gelince mutlaka buzdolabına koyunuz.

Hangi insülin  kullanılmalı?

İnsülin tipini sizi takip eden endokrinoloji  veya iç hastalıkları uzmanı  karar verecektir.  Kan şekerine göre günde bir veya iki defa insülin yapmak gerekeceği gibi bazen günde 4 defa insülin yapmak da gerekebilir.  Karışım insülin de kullanılabilir.
 
İnsülin Tedavisinin  Etkili olup olmadığı Nasıl Anlaşılır?

İnsülin etki ediyorsa kan şekeriniz düşmeye başlar. Eğer kan şekerinde düşme olmuyorsa ya doz azdır yada enjeksiyonda problem vardır. Her iki durumda da doktorunuza başvurunuz.

İnsülinin Bozuk Olup Olmadığı Nasıl Anlaşılır?

Bozuk insülini anlamak her zaman kolay olmayabilir. Görüntüsü bazen normal olduğu halde insülin bozuk olabilir. İnsülinin  bozuk olduğu şu durumlarda  düşünülmelidir:

Yeni bir insülin kartuşu veya şisesine başladığınızda kan şekeri giderek yükseliyorsa

İnsülin şisesinin içinde tanecikler ve  tortular varsa

R denilen kristalize insülin şişesi içindeki sıvı insülin berraktır, eğer bulanık ise bozulmuştur.

Açılmış bir flakon 30-40 günde bitmemiş ise bozulabilir.

Donmuş insülinleri kullanmayınız

İnsülin şişesinin üzerindeki son kullanma tarihini kontrol ediniz. Süresi geçmiş ise kullanmayınız.

İnsülin Nasıl Saklanmalı?

İnsülini  mümkünse buzdolabında 4+C de saklayınız. Buzluğa koymayınız. Ve dondurmayınız.  İnsülin kalemi içindeki insülinler oda sıcaklığında bir ay, buzdolabında 3 ay saklanabilir. İnsülin 25 derecenin üzerindeki sıcaklıklarda uzun süre kalırsa bozulabilir. Yazın park halindeki arabaların sıcaklığı 50-60 dereceye kadar yükselebilir ve bu sıcaklık insülinin bozulmasına sebep olur. İnsülini otomobil içinde  unutmayınız. Çok sıcak havalarda insülinlerinizi bir termos içinde veya buz  kalıbı ile soğutulan çantalar içinde saklamak gerekir.  Soğuk havalrda , özellkle sıfır derecenin altında insülin bozulabileceğinden insülini elbise içinde  saklayınız.

İnsülin Yaparken Dikkat Edilecek Hususlar?

a) İnsülin kalemi Yaparken  Dikkat Edilecek Hususlar:

İğne ucunu bir defadan fazla kullanmayın
Her yapılış sonrası iğneyi çıkarın
Yapmadan önce  insülin dozunu gösteren rakama dikkat ediniz. Rakamları göremiyorsanız başka birinin size yardım etmesini sağlayınız.
İnsülin yaptıktan sonra yapılan yerde kanama veya insülinin ciltten dışarı  çıkıp çıkmadığını kontrol ediniz.
İğne yapılan yerde morarma veya şişlik oluyorsa doktorunuza danışınız
İğne yapılan yerde şişlik olmuş ise bu şişliğe iğne yapmayınız.
İnsülin yaptıktan sonra enjeksiyon yerini ovmayınız
İnsülin kaleminize uygun insülin kartuşu alınmalıdır
İnsülin kalemi içindeki insülin oda ısısında 3 hafta, buzdolabında 3 ay saklanabilir

b) Flakon Tipi İnsülin İle Enjeksiyon:

 1) Ellerinizi sabunlu su ile  iyi yıkayınız
 2) İnsülin şişesini  birkaç kez alt-üst yaparak iyice karıştırınız, insülin şişesi buz tutmuş ise kullanmayın ve o şişeyi atınız.
 3) Lastik tıpanın üzerindeki koruyucu kapağı açın, ancak lastik tıpayı çıkarmayın
 4) Lastik tıpayı alkollü pamuk ile silin
 5) Enjektörün üzerindeki iğnenin kapağını çıkarın. Piston yardımı ile çekeceğiniz doz kadar havayı enjektöre çekin.
 6) Enjektörün iğnesini insülin şişesinin lastik tıpasına batırarak pistonu itin ve enjektörün içindeki havayı şişenin içine boşaltın.
 7) Şişeyi, iğnenin ucunu insülin şişesinin içerisinde tutarak bir elinizin içinde ters çevirin. Diğer elinizle uygulayacağınız doz kadar insülini  enjektöre çekin.
 8) Enjektörünüzdeki hava kabarcıklarını kontrol edin. Eğer varsa enjektöre hafifçe vurarak ya da insülini tekrar şişeye geri basarak kaybolmasını sağlayın. Sonra şişeye geri verdiğiniz insülini tekrar çekin. Bu işlemi enjektörde büyük hava kabarcığı kalmayıncaya kadar tekrarlayın.
 9) İğneyi şişeden çıkarın ve eğer hemen kullanmayacaksınız iğnenin ucuna muhafazasını takın.

Enjeksiyon Bölgeleri:

Enjeksiyon bölgelerinizi sürekli değiştirmeniz gerekir.  Eğer hep aynı yere enjeksiyon yaparsanız o bölgede  şişlik, sertlik, morarma gibi değişiklikler yapar. Aynı enjeksiyon bölgesine geldiğinizde en az 2 hafta  geçmiş olmasına dikkat ediniz.  Kol, karın ve baldır bölgelerine  enjeksiyon yapmanız gerekmektedir.

Vücudumuzda insülin enjeksiyonu yapılacak bölgeler şunlardır:

Kolun üst kısmının  dış yan tarafları
Göbek ve kalça çevresi
Bacağın üst kısmının dış yan tarafları

İnsülin en iyi emildiği yer karın bölgesidir. Bunu kol, bacak ve kalça bölgesi takip eder.  Enjeksiyon yapılan yerdeki  masaj, ısı artması ve egzersiz  emilimi artırır.

İnsülin Enjeksiyonunun Yapılması:

1. Enjeksiyon yerini alkollü pamuk ile silin ve alkolün uçmasını bekleyip sonra enjeksiyon  yapınız
2. Geniş bir deri bölgesini iki parmağınız ile kıstırarak kaldırın ve iğneyi dik olarak (90 derecelik açı ile) batırın. İğnenin tam olarak cilde girmesine dikkat edin.
3. Pistonu sonuna kadar aşağı doğru itin ve enjektördeki tüm insülini enjekte edin.
4. İğneyi cildinizden dümdüz çekerek çıkartın ve kuru pamuğunuzla enjektör yerine bastırın. Ovuşturmayın.
5. Enjektörünüzü atın.

Enjeksiyon Sonrası Ciltten İnsülin Geri Gelirse Ne Yapmalı?

Bazen insülin enjeksiyonu sonrası ciltten  iğneyi çektikten sonra  bir damla insülinin geri geldiği olabilir. Bu insülin kaybını önlemek için şu önlemler alınabilir:

İnsülin iğnesini insülinin hepsi verilmeden çekmeyin
Enjekte etmeden önce tutulan cilt kısmını bırakmak faydalı olabilir.
İnsülini yavaş enjekte etmek bu geri kaçmayı önler
Enjeksiyonu yaptıktan sonra  5 saniye bekleyip iğneyi ondan sonra çekin
 
İnsülin Yaparken Ağrı Olur mu?

Yeni geliştiren çok ince insülin iğneleri ile ağrı olmamaktadır. Ancak insülin yaptığınız yeri değiştirmez ve hep aynı yere yaparsanız orada şişlik olur ve daha sonra yaptığınız insülin enjeksiyonları ağrı yapmaya başlar. Bu durumdan korunmak için  haftada bir enjeksiyon bölgesini değiştiriniz

Buzdolabından insülini çıkarır çıkarmaz yapmayınız. Buzdolabından çıkardığınız  insülinin  bir süre oda ısısında ısınması gerekir. Soğuk insülin ağrı yapar.

Enjektörde hava varsa o da ağrı yapabilir. Enjektörde hava olmamasına dikkat ediniz.

İnsülin yapmadan önce yapacağınız yeri alkollü pamuk ile silmek gerekir. Aksi takdirde enfeksiyon kapma riski artar. Alkol sürdükten sonra uçmasını bekleyiniz. Alkol uçmadan enjeksiyon yapılırsa ağrı oluşur.

Acıyacak diye enjeksiyon bölgesini kasarsanız orada yine ağrı olabilir.

Aynı enjektörü birden fazla kullanmayınız. İğneyi batırdıktan sonra yönünü değiştirmeyiniz.

İnsülin Nerede Saklanmalıdır?

İnsülin buzdolabının yumurtaların konduğu bölümde +4C de saklanmalıdır. Buzdolabının buzluk kısmına konmamalıdır. İnsülin buzdolabından çıkarıldıktan sonra oda ısısında  ısınması içinde biraz beklenmelidir.

İnsülin Dozunun Gün İçine  Dağılımı Nasıl Yapılır?

Total günlük insülin dozunun yaklaşık %40-50’si bazal insülinemiyi sağlar. Geri kalanı öğünlere ampirik (rastgele) olarak dağıtılır veya yemeklerin karbonhidrat içeriğine göre ayrılır. Yenen  karbonhidratların her 10 gramına 0.8 - 1.2 ünite insülin verilerek de dağılım yapılabilir.

İnsülin dağılımı alternatif olarak şu şekilde de yapılabilir. Günlük dozun %40-50’si bazal insülin, %15-25’i kahvaltı öncesi, %15’i öğle yemeği öncesi, %15-20’si  akşam yemeği öncesi verilir. Bazı hastalara yatmadan önce %0-10 oranında hızlı etkili insülin verilebilir.  Bu insülin dağılımı teorik olup her hasta için düzenleme yapılması gerekir.

Günlük  İnsülin dozu nasıl belirlenir?

Günlük dozun belirlenmesinde bazı kaba kriterler söylenebilir.  Unutulmaması gereken her hastaya özgü günlük doz belirlenmesinin yapılması gerektiğidir. Günlük doz belirlenecek hastalar karşımıza değişik şekillerde gelebilir. Bu durumlara göre şu önerilerde bulunulabilir:

a)Önceden insülin kullanan ancak hiperglisemisi (kan şekeri yükselmiş) olan hasta:

Günlük glukoz profili çıkarılarak yetersiz öğünler için insülin ilavesi yaparak uygun günlük   insülin dozu bulunur.
 
b)Diabetes komasından çıkmış bir hasta:

Koma tedavisinde kullanılan insulin dozu günde 3-4 kez yapılarak uygun kan glukozuna ulaşılır

c) Haplarla  kan şekeri düşmeyen bir hasta :

Bu tür hastalarda günlük insülin dozu birkaç yöntemle belirlenir:

1) Her yemekten önce 6-8 ünite kısa etkili insülin yapılır ve gece yatmadan önce NPH  insülin yapılarak öğünlerdeki glisemi düzeyine göre insulin dozu ayarlanır ve günlük doz bulunur. Daha sonra bu dozun 2/3 ü NPH insulin dozu olarak kullanılabilir.
2) Direkt olarak 24-28 ünite orta etkili insüline geçilir ve öğünlere göre daha sonra doz ayarlanır
3) Başlangıç dozu olarak 0.2-0.5 Unite/Kg orta etkili insuline başlanır. Daha sonra hedeflenen glukoz değerinden fazla glisemi için her 20 mg/dl glukoz için 1 Ü insülin ilave edilir.
4) Çocuk yaşta bir hasta için ağırlığın Kg başına 1 ünite insülin verilerek günlük doz bulunmaya çalışılır.
5) Yaş gruplarına göre insülin dozu uygulanabilir: 0-5 yaş arası:10 ünite, 5-10 yaş arası:20 ünite ve 10-15 yaş arası:30 ünite gibi.

Kan şekeri durumuna göre insülin dozu artırılır veya azaltılır.  Bazı hastalarda günde tek defa insülin yapmak yeterli olabilir.  Çoğu hastada ise günde iki kez insülin yapılır ve bu  sabah kahvaltı öncesi ve akşam yemeği öncesi yapılır.  Çoğu hastada günlük insülin ihtiyacının 2/3’ü sabah, 1/3’ü akşam yemeği öncesi yapılır. Şişman olmayan hastalarda 40 üniteden az dozlarla kan şekeri kontrol edilirken, şişmanlarda daha yüksek dozlara ihtiyaç vardır.  Bazı hastalarda kan şekeri iyi kontrol edilemediğinden günde 4 kez insülin yapılması gerekir.

Hangi Tip İnsülin Seçilmelidir?

Gebelerde, çocuklarda ve antikor sorunu olanlarda ileri derecede saf insan insülinleri kullanılmalıdır. Koma ve acil tedavi gereken durumlarda, operasyonlarda ve  devamlı  insulin infuzyonunda kısa etkili insulin kullanılır.

Yaşlı bir diabetikte ya da nefropatili bir hastada çok titiz kan glukoz ayarı gerekmez. Bu tip hastalarda orta etkili insülinler yeterli olur. Düzensiz yaşayan, iletişimi bozuk kişilerde de sıkı glisemi kontrolü yapılamaz. Endojen insülin salınımı düşük hastalarda oral antidiabetiğe devam etmenin bir faydası yoktur, Bu hastalarda insülin tedavisine hemen geçmelidir. Endojen insulin salınımı C-peptid düzeyleri ölçülerek veya OGTT sırasında insülin  ve C-peptid düzeyleri ölçülerek saptanabilir.
 
Geçici Süreyle İnsülin Tedavisi Nedir?

Hipergliseminin (kan şekeri yüksekliği) kendisi  pankreasdaki insülin salgılayan beta hücrelerinin  fonksiyonunu bozar ve insülin rezistansını arttırır. Bu duruma glukoz toksisitesi (şeker zehirlenmesi) denir.  Dışardan verdiğimiz  insülin tedavisi  vücuttaki insülin rezistansını yenerek glukoz toksisitesini düzeltir.

Bu nedenle geçici insülin tedavisi;

1- Şiddetli tip 2 diabeti olan hastalarda başlangıçta kullanılarak glisemi kontrolünü sağlamak için
2- Geçici hastalık durumlarında (ameliyat, koma, enfeksiypn, kortizon ilacı kullanma gibi)  kan şekerininin  düzenlenmesi için kullanılır.

Başlangıçta (ilk tanı konulduğunda)  kan şekeri yüksek (>250 mg/dl) olan hastalarda insülin tedavisine hemen geçip metabolik durumu düzelttikten sonra haplara geçmek mümkündür. Bu tedavi  sürekli metabolik iyileşme sağlar. Ancak uzun  süredir şeker hapı kullanan  hastalarda eğer kan şekeri yüksek seyrediyorsa  geçici insülin tedavisinin uygulanması zor olabilir. Bu hastalar devamlı insülin tedavisine ihtiyaç duyabilirler. Bunun nedeni de pankreasdaki beta hücre fonksiyon bozukluğunun  ilerlemiş olmasıdır.

Halen şeker hapı  kullanan ancak araya giren enfeksiyon gibi nedenlerle kan şekeri yükselmiş  hastalarda  haplara ilave olarak insülin tedavisi yapılabilir. Bu tedavi birkaç gün veya birkaç hafta olabilir.

Geçici insülin tedavisi nasıl kesilir?

Tip 2 diabette glukoz toksisitesi (şeker zehirlenmesi) düzedikten sonra insülin tedavisi kesilebilir. İnsülin tedavisinin kesilebileceği Tip 2 diabetli hastalar:

a- Klinik olarak sabit (Kilo kaybı olmayan veya sabit bir kiloda olan )                                                      
b- Kan şekeri  hedeflerine ulaşılmış olması gerekir.

İnsülin kesilirken total günlük dozun %10-15’i adım adım azaltılır. Bu arada sık kan şekeri   takipi yapılıp insülin dozu 0.3-0.4 Ü/kg/gün’den aşağıya indiğinde insülin stoplanıp  şeker haplarına geçilebilir. Eğer hastada normale yakın kan şekeri düzeyi var ve insülin dozu az yüksek ise (0.3-0.4 Ü/kg/gün) sulfonilüre + metformin kombinasyonu kullanmak iyidir. Metforminin maksimum etkisi için 3-6 hafta gerekli olduğundan bu sürede dozun yarısı kadar insülin verilebilir. Ancak başlangıçtaki insülin doz azaltmaları sırasında glisemi düzeyleri bozuluyorsa insülin tedavisi  kesilemez. Yine eski dozda tedaviye devam edilir.

Tip 2 Diabetin ilk tanısında kan şekeri düzeyine göre alt gruplara ayrılması:
  

                                   Açlık kan    

         Şiddet                   şekeri 

 

         Hafif                    <140 mg/dl

        

         Orta                    140-250 mg/dl

 

         Şiddetli                >250 mg/dl

 

         Çok Şiddetli          >250-300 mg/dl

 


Hafif  şiddetteki hastalarda insülin tedavisi gerekli olmaz.

Orta derecede şiddetli hastalarda bazal insülin tedavisi yeterli olabilir. Bazal insülin tedavisinden amaç gece yatmadan önce  NPH verilmesi veya sadece uzun etkili insülin kullanılması şeklindedir.

Şiddetli Tip 2 diabeti olan hastalarda gün içinde birkaç defa insülin enjeksiyonu gerekir. Gerekli doz genellikle 0.5-1.2 Ü/kg/gün’dür. Bazan 1.5 Ü/kg/gün’ü geçen büyük dozlar gerekli olabilir.

Çok şiddetli vakalarda Tip 1 diabet gibi infuzyon tedavisine geçilebilir.

Tip 2 Diabette insülin tedavisi başlangıç tedavisi olarak kullanılmalımıdır?

Bilindiği üzere Tip 2 Diabetli hastalarda çoğunlukla uygulanan tedavi diyet + egzersiz ve bu yeterli olmazsa şeker ilacı (hap) tedavisine geçmektir. Ancak oral antidiabetik (hap) tedavi yerine insülin tedavisine geçilmesinin beta hücre yedeğini koruması açısından faydası vardır.   İlk önce insülin tedavisine geçilenlerde beta hücre yedeğinin korunduğu ve Tip 2 diabetin daha iyi seyrettiği gösterilmiştir. Ayrıca son yıllarda bazı yazarlar sulfonilüre tedavisinin  kalp hastalığı olanlarda  yaşam süresini  kısalttığı  ve hatta kalp üzerinde  yan etkileri olduğunu (özellikle koroner kalp hastalığı olanlarda) o nedenle sulfonilüre yerine direkt olarak önce insülin tedavisine geçilmesinin daha faydalı olduğu ileri sürülmüştür. Yazarlar günde 2 kez 70/30 insülin veya yemeklerden önce regüler insülin kullanılmasının uygun olduğunu belirtmişlerdir.
 
İnsülin Dozları Nasıl Artırıp Azaltılır?

1-Günde iki defa yani sabah kahvaltı öncesi ve akşam yemeği öncesi insülin yapılıyorsa : 

İnsülin doz ayarlaması şöyle yapılır:

Akşam yemek öncesi ölçülen  kan şekeri yüksek ise sabah kahvaltı öncesi yapılan  insülin dozu artırılır.
Sabah  kahvaltı öncesi ölçülen kan şekeri yüksek ise akşam yemek öncesi yapılan  insülin dozu artırılır.
Akşam yemek öncesi  ölçülen kan şekeri düşük çıkıyorsa sabah yapılan insülin dozu azaltılır
Sabah kahvaltı öncesi ölçülen  kan şekeri düşük çıkıyorsa akşam yemeği öncesi yapılan  insülin dozu azaltılır
İnsülin dozundaki artırmalar genellikle 2 günde bir yapılırsa da bazen çok yüksek şeker olması durumunda iki gün beklenmeden yapılır.
İnsülin doz artımları genellikle 2-4 ünit dozunda olursa da kan şekerine göre doktorunuz daha fazla dozda azaltma ve artırma yapabilir.
İnsülin doz artırımı ve azatlımı konusunda doktorunuza mutlaka danışınız.

2- Günde 4 defa insülin yapılıyorsa:

Sabak kahvaltı öncesi, öğlen yemek öncesi, akşam yemek öncesi kısa etkili insülin (R tipi insülin) ve gece saat 22.30’da NPH insülin yapılıyorsa
İnsülin doz ayarlaması şöyle yapılır:

Öğlen yemek öncesi ölçülen kan şekeri yüksek ise sabah kahvaltı öncesi yapılan  kısa etkili insülin dozu artırılır; 
Akşam yemeği öncesi ölçülen kan şekeri yüksek ise öğle yemeği öncesi yapılan  insülin dozu artırılır.
Gece saat 22.30’da ölçülen kan şekeri yüksek ise akşam yemeği öncesi yapılan kısa etkili insülin dozu artırılır;
Sabah kahvaltı öncesi açlık kan şekeri yüksek ise gece saat 22.30’da yapılan NPH insülin dozu artırılır.
Öğlen yemek öncesi ölçülen kan şekeri  düşük ise  sabah kahvaltı öncesi yapılan  kısa etkili insülin dozu azaltılır; 
Akşam yemeği öncesi ölçülen kan şekeri  düşük ise öğle yemeği öncesi yapılan  insülin dozu azaltılır.
Gece saat 22.30’da ölçülen kan şekeri  düşük  ise akşam yemeği öncesi yapılan kısa etkili insülin dozu azaltılır;
Sabah kahvaltı öncesi açlık kan şekeri düşük ise gece saat 22.30’da yapılan NPH insülin dozu azaltılır.

Hem İnsülin Hem Şeker Hapı Birlikte  Kullanılabilir mi?

Bazı hastalarda hem insülin hem de şeker hapları birlikte kullanılabilir.  Özellikle insülin direnci olan hastalarda insülin tedavisi yanında metformin, roziglitazon veya pioglitazon gibi ilaçlar birlikte kullanılabilir.

 

 

 
   
 
© 2018 Prof. Dr. Metin ÖZATA Web Tasarım