ŞEKER HASTALIĞI, DİYABET, GİZLİ ŞEKER, DİABET, ENDOKRİN UZMANI
PROF. DR. METİN ÖZATA - ŞEKER HASTALIĞI DİYABET GİZLİ ŞEKER DİABET ENDOKRİN UZMANI Şeker Hastalığı Diyabet Diabet Gizli Şeker  Diyet Zayıflama Hipoglisemi Düşük Şeker Endokrin Metabolizma Guatr  Tiroid  Şeker Düşüklüğü Obezite Endokrinoloji
 
 
ENDOKRIN
GUATR
DIYET
DIABET
Prof. Dr. Metin ÖZATA
Yayımlanmış Kitaplar
Diyabet
Şeker Hastalığı
Diyabet Tipleri
Şeker Hastalığı Belirtileri
Diyabet Teşhisi ve Testler
Gizli Şeker
Diyabet Komplikasyonları
Tedavi - Diyet - Beslenme
Zayıflama
Makale Özetleri - Yenilikler
Site Haritası - Site Map
İletişim - Ulaşım
Videolar
Anasayfa

Kişiye Özel Kalıcı Zayıflama Rehberi - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ... Vitamin Miineral ve Bitkisel Ürün Rehberi - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ...
Gİ Diyeti - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ... 99 Sayfada Kilo Yönetimi - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ...
ENDOKRİNOLOJİ - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ... Diyabetle Kaliteli Yaşam Rehberi - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ...
Doğru Beslen - Formda Kal - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ... 99 Sayfada Sağlıklı ve Dengeli Beslenme - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ...
Guatr ve Tiroid Rehberi - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ... Tiroid Hakkında Bilmeniz Gereken Herşey - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ...
Hayat Kurtaran Vitamin ve Mineraller - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ...  

TİP 2 DİYABET

Tip 2 diyabet, daha önce ‘’insüline bağımlı  olmayan diyabetes mellitus’’ veya ‘’erişkin diyabeti’’ olarak  tanımlanmıştır.  Bu hastalarda ilerleyen tarzda beta hücre bozukluğu ve insülin direnci vardır.   Tip 2 diyabetlilerin üçte birinde yaşamı süresince mutlaka insülin kullanmak zorunluluğu ortaya çıkar.  Tip 2 diyabet sıklığı son yıllarda şişmanlığın artmasına paralel olarak hızla artmaktadır.  Dünya Sağlık Örgütü 2025 yılında dünyada 300 milyon kişide diyabet hastalığının gelişeceğini düşünmektedir. İlginç olanı ise daha çocukluk yaşlarında tip 2 diyabetin artık sık görülmeye başlanmasıdır.

Tip 2 şeker hastalarının kanlarında hafif bir iltihabi durumu gösteren CRP ve IL-6 düzeylerine artış saptanır.  Yaş, hareketsizlik, karbonhidrattan zengin beslenmek, sigara, psikolojik stres ve düşük doğum ağırlığı tip 2 şeker hastalığı gelişme riskini artırır.  İmmün sistemin uyarılması bu olayda rol oynamaktadır. Yorgunluk, uyku bozukluğu ve depresyon gibi şeker hastalığının diğer özellikleri kanda sitokinlerin artmasına bağlıdır.

a) Tip 2 diyabetin özellikleri :

-Bu hastalarda insülinin çalışması bozuk olduğu gibi salgısı da bozuktur
-Genellikle30 yaştan sonra görüklürse de, her yaşta olabilir
-Hastaların %80’ninde şişmanlık vardır, ancak şişman olmayanlarda da tip 2 diyabet gelişebilir. Şişman kişilerde kilo vermekle kan şekerinde önemli oranda düzelme görülür.
-Tip 2 diyabet çok su içme, çok idrara çıkma gibi şikayetler olmadan da ortaya çıkabilir.
-Şeker hastalığına bağlı göz, sinir ve damar hastalıkları birlikte olabilir
-Genetik yatkınlık ve kilo alma en önemli risk faktörleridir.
-Bu hastaların kanlarında tip 1 diyabetlilerde olduğu gibi antikorlar bulunmaz.

b) Tip 2 Diyabetin Temel Özelliği: İnsülin Salgısındaki Bozukluktur

Pankreasdaki beta hücrelerinden insülin  hormonunun salgılanması bozulmadan kan şekerinde yükselme olmaz. Bu nedenle pankreastaki beta hücrelerinin normal  olarak çalışmaması Tip 2 diyabette esas problemdir.  Tip 1 diyabette ise hiç insülin salgılanmaz.

Tip 2 diyabetli hastaların çoğunda kanlarında insülin hormonu yüksek olarak bulunur. Tedavi olmamış çoğu Tip 2 diyabetli hastada aynı kilodaki şeker hastası olmayan  sağlıklı bir kişiye göre kandaki insülin düzeyi 2-3 kat daha yüksektir. Ancak kandaki bu yüksek insülin düzeyi şeker yüksekliği azaldıkça azalır. Yani şeker yüksekliği de insülini arttıran bir etkiye sahiptir.

OGTT dediğimiz şeker yükleme testi sırasında da kan şekeri arttıkça kanda insülin yükselir. Ancak kan şekeri 360mg/dl nin üstünde çıkınca insülin yükselmez.

Gıdalarla glukoz alınınca bağırsaklardan salgılanan  (GLP-1) isimli bir hormon  ile   ‘’glukoza bağımlı insulinotropik peptid (GIP) ‘’isimli başka bir hormon glukozun yaptığı insülin artışını iyice arttırır. Bu nedenle tip 2 diyabetli hastalarda kan insülin düzeyi yüksek olarak saptanır.
 
c) İnsülin Nasıl Salgılanır?

İnsülin hormonu,  karnımızda midenin altında  bulunan pankreas bezindeki beta hücrelerinden salgılanır.   Pankreas bezinden insülin salgılanması beta hücresinin  dışındaki glukoz konsantrasyonuna göre  ayarlanır. Kanda  şeker artınca ilk 1-2 dakika içinde  pankreasdan insülin salgısı hızlı olur ve buna ‘’ilk faz insülin salgısı’’ denir. Bu  salgı dönemi 3-7 dakika sürer. Daha sonra ikinci faz   denen salgı oluşur ki, bu yavaş bir  insülin salgılanmasıdır ve devamlıdır.

OGTT sırasındaki kan şekerlerinin ortalaması, beta hücre fonksiyonu hakkında bilgi verir ve şeker ortalaması yüksekse beta hücresi  iyi çalışmıyor demektir.

Bu nedenle Tip 2 diyabetin gelişiminde beta hücre fonksiyonu büyük önem taşır.  Normal glukoz toleransı olan kişilerde bile beta hücre fonksiyon bozukluğu olabilir. Bu kişilerde ilk faz insülin salgısı bozuktur.

Tip 2 diyabetli hastalarda  İlk anormallik ilk faz insülin salgısındaki bozukluktur.. Ancak bu bozukluğu   bilimsel olarak saptamak  şu anda zordur.

Karaciğer glukoz alan ve tüketen bir organ iken ilk faz insülin salgısı bozulunca glukoz üreten organ haline gelir ve kan şekerini yükseltir.

d) Tip  2 Diyabette Beta Hücre Kitlesinde Azalma oluşması:

Hafif  şiddetteki Tip 2 Diabetes Mellitusta insülin salgılanması %80 oranında azalır. İleri evrede şeker ve diğer besinlere karşı insülin salgısı yoktur. Bu nedenle  beta hücre sayısında azalma  vardır. Otopsi çalışmaları da bunu desteklemiştir. Beta hücre kitlesi maalesef henüz  herhangi bir yöntemle kolayca saptanamamaktadır.

e) Beta hücre yıkımı Nasıl Azaltılabilir?

Sağlıklı beslenme, egzersiz ve kilo kontrolü ile beta hücre yıkımı durdurulabilir ve beta hücreleri normalleşebilir.
İnsülin direncini biz   şişman kişilerde, yaşlılarda veya gebeliğin son 3 ayında görülebiliriz. İnsülin direnci beta hücresinin çalışmasını bozduğu gibi insülin salgılanmasını da bozar.

f) Tip 2 Diyabette Görülen Başlıca Bozukluklar:

1. İnsülin direnci Tip 2 Diyabette vardır, ancak bu direnç diyabeti olmayan birçok insanda da vardır. Bu nedenle sadece insülin rezistansı Tip 2 diyabete neden olmaz.
2. Erken evrelerinden itibaren Tip 2 diyabette insülin sekresyonu bozuktur. İlk faz insülin salgılanma bozukluğu ilk görülen anormalliktir.
3. İnsülin salgılama  kapasitesi  tip 2 şeker hastalarında baştan beri bozuktur.
4. Tip 2 Diyabette  pankreasdaki beta hücre kitlesi azalmıştır.
5. Beta hücreleri artan insülin ihtiyacını karşılayamaz
6. Kan şeker yüksekliğinin kendisi insülin hormon üretimini bozar ve insülin salınımı iyice azalır. Buna şeker zehirlenmesi (glukotoksisite) denir.
7. Bu nedenle erkenden ve etkili bir şekilde  kan şekerini normale getirmek Tip 2 diyabet tedavisinde çok önemlidir.

İnsülin salgısı bozulmadan kan şeklinde yükselme olmamaktadır. Bu nedenle pankreastaki Beta hücrelerinin normal fonksiyonda olması veya olmaması Tip 2 diyabette esas problemdir.

Yukarıda anlatıldığı gibi  tip 2 şeker hastalığı gelişimine neden olan 3 temel bozukluk vardır ve bunlar:

1. İnsülin hormonunun yetersiz salgısı ve pankreasdaki beta hücrelerinin azalması
2. İnsülin hormonunun etki gösteremesi (insülin direnci)
3. Karaciğerden şeker üretiminin artmasıdır

g) Tip 2 Diyabetin Gelişim Mekanizması

Tip 2 diyabet genetik olarak bu hastalığa eğilimi olan kişilerde ihtiyaçtan daha fazla kalori alımının devam etmesi durumunda ortaya çıkan bir hastalıktır.

Tip 2 diyabete neden olan birçok genetik  bozukluk  vardır. Bu genetik bozukluklar neticesinde şeker metabolizmasında ve bu arada yağ ve protein metabolizmasında da bozukluklar oluşarak şeker hastalığı meydana gelmektedir.  

Tip 2 diyabetli kişilerde hem insülin hormonu iyi çalışmaz ve etkisini gösteremez hem de pankreas bezinden salgılanan insülin hormonu  miktarında azalma vardır.

İnsülin hormonunun etkisini gösteremediği yerler karaciğer, yağ ve kas dokularıdır. 

Pankraasdaki  insülin salgılayan beta hücrelerinde de zaman içinde giderek azalma oluşur. Bu hücreler azaldıkca da insülinin miktarı azalır ve kanda şeker yükselmeye başlar.

Kanda dolaşan yağ asitlerinin çok fazla olması ve bunların kandan dokulara girememesi de insülin hormon etkisini azaltmakta ve şeker hastalığına neden olabilmektedir.

İnsülin hormonunun vücudumuzdaki doku veya hücrelerde yeterince etkili olamamasına İNSÜLİN DİRENCİ (Rezistansı) adı verilir.  Demek ki tip 2 diyabette hem insülin salgılanmasında bozukluk hem de insülin hormonunun  yeterince etkili olamaması (insülin direnci) mevcuttur ve bu 2 bozukluk nedeniyle tip 2 diyabet oluşmaktadır.  Bu bozuklukar karbonhidrat metabolizmasında bozukluk olarak başlarsa da yağ ve protein metabolizmasında da bozukluklar beraber görülür.  Yağ ve protein metabolizmasındaki bozukluklar da  şeker hastalığının  göz, sinir ve damarlarda  hasar (komplikasyon) yapmasına veya hastalık ortaya çıkarmasına katkıda bulunur.

Tip 2 diyabetin sıklığının giderek artması şişmanlığın artmasına ve hareketsizliğe bağlıdır.

İnsülin direnci tip 2 diyabetli hastalarda şeker hastalığı ortaya çıkmadan yıllarca önce vardır.  Bu direnç nedeniyle pankreas bezi devamlı olarak fazla  insülin üreterek bu direnci yenmeye çalışır. Ancak bir süre sonra pankreas bezi artık yorulur ve yeteri kadar insülin salgılayamamaya başlar ve şeker hastalığı ortaya çıkar.  Bu süreçte önce gizli şeker ve sonra aşikar şeker hastalığı ortaya çıkar.

İnsülin direncinin etkili olduğu yerler kaslar ve karaciğerdir. Kandaki şeker kaslar ve karaciğer tarafından çok miktarda alınır. Eğer direnç varsa yani insülin yeterince etkili değilse yemek sonrası kanda artan şeker kas ve karaciğere giremediği için kanda birikmeye başlar ve kan şekeri yükselir.  Yükselen kan şekerinin bir kısmı idrarla atılmaya başladığında beraberinde su atılımını artırdığından çok idrar yapılmaya başlanır. İdrarla çok su atıldığı için vücut susuz kalır ve bu defa susamaya ve çok su içmeye  başlanılır.

İnsülin hormonu yağ dokusundan yağların çözülmesini engelleyen bir hormondur. İnsülin etkisi azalınca yağ dokusundan yağlar çözülmeye başlar ve kanda yağ asitleri veya yağlar artmaya başlar.

Karaciğerde oluşan şeker üretimi sağlıklı kişilerde insülin hormonu tarafından baskılanır. Şeker hastalarında ise insülin etkisi olmadığından karaciğerden de aşırı miktarda şeker üretilir ve kan şekeri yükselir. Açlık kan şekeri 100 mg/dl ‘yi geçtiği andan itibaren karaciğerde  şeker üretimi artmış demektir.

İnsülin direnci kilolu kişilerde daha fazladır ve o yüzden kilo arttıkça bu direnç artar ve şeker hastalığı görülme olasılığı  yükselir.  Özellikle yağın karında iç organlar etrafında birikmesi şeker hastalığı riskini iyice artırır.

Yağ dokusundan  çözünen  yağ asitlerinin  kanda çok artması hem insülinin çalışmasını bozar hem de bu yağların depolanmaması gereken pankreas gibi dokularda depolanması da şeker hastalığı gelişimine katkıda bulunur.

Yağ dokusundan salgılanan  leptin, adiponektin, TNF-alfa gibi hormonların fazla veya azlığı da şeker hastalığı gelişimine   katkıda bulunur.

h) Tip 2 Diyabet  Oluşumunda  Beslenmenin Yeri

Yavaş sindirilen,  liften zengin besinlerin  bizi şeker hastalığından koruması mümkündür.  Lifli yani posalı gıdalarla beslenen kişilerde  tip 2 diyabet  gelişme sıklığı azdır. Harvard Tıp Fakültesinden Prof. Willet’in  yaptığı  30 yıllık bir beslenme ve hastalık ilişkisi çalışmasında  tahıllı liflerden fakir ve glisemik yükleri yüksek besinlerle beslenen kişilerde  tip 2 diyabet riskinin arttığı saptanmıştır. Tam tahıl yiyenlerde rafine yani işlenmiş tahıl yiyenlere göre şeker hastalığı daha az görülür. Bu yüzden beyaz ekmek yerine tam buğday unundan yapılmış ekmek yemek çok büyük önem taşır.

Sebze ve meyve ile daha çok beslenmek, baklagilleri ve tam tahılları daha fazla tüketmek bizi şeker hastalığından korumaktadır.

İnsülin hormonu  sıvı yağ tüketen kişilerde  daha iyi çalışmaktadır. Bu nedenle margarin gibi katı yağlar yenmemelidir.  Omega –3 alımı  şeker hastalığını önlemektedir.  Omega 3 alımını artırmak için balık tüketimini artırmak gerekir.

D vitamini eksikliği de insülininin çalışmasını bozmaktadır. D vitamini eksikliği varsa giderilmelidir.

i) Tip 2 Diyabet İçin Kimler Risk Altındadır?

Aşağıda sıralanan nedenler bir kişide  varsa tip 2 diyabet gelişmesi riski artmış demektir.

Şişman veya kilolu olanlar
Bel çevresi 90 cm’den fazla olanlar
Hareketsiz yaşayanlar
Sigara içmek
Alkol kullanmak
Düşük lifli gıdalarla beslenmek (sebze-meyve az tüketmek)
Margarin yemek
Balık az yemek
Yaşın ileri olması ( özellşkle 45 yaş üzeri  risk artar)
kadınlarda daha fazla görülür
Genetik eğilim
Önceki gebelikte kan şekerinin  yüksek olması
Ailede şeker hastalığı olması
Tansiyon yüksekliği
Kan yağlarında yükseklik olması
Horlamak veya gece uykuda nefes durması
Polikistik over (yumurtalık) bulunması
Kanda insülin hormonunun yüksek olması
Homosistein yüksekliği

 
   
 
© 2018 Prof. Dr. Metin ÖZATA Web Tasarım